1 Aralık 2008 Pazartesi

5'te 5

29 Mart 2008'deki son Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinden sonra Klasiko başlığını atmıştık bu bloga. Fenerbahçe'nin, üst üste dördüncü Beşiktaş maçını da kazandığını belirtmiştik. Üst üste beşinci maçta da durum değişmedi. Fenerbahçe yine kazandı. Bunu irdelemek, ön plana çıkarmak biz Fenerbahçeliler için, hadi tüm Fenerbahçelileri bağlamayalım, bizler gibi derbi tarih ve istatistiklerine önem veren numune Fenerbahçeliler için önemli. Özellikle 1987-1993 yılları arasında yaşanan seri Beşiktaş galibiyetleri ile hem derbi tarihindeki 14-15 farklık Fenerbahçe üstünlüğü kapanmış, hem de futbol kamuoyunda şu izlenim oluşmuştu: "Fenerbahçe'nin şansı Beşiktaş'a tutmaz abi".

Tabi futbolun gerçekten içinde olan, yani tribünde yerini alıp düzenli olarak bu işe kafa yoran harbi taraftar tiplemesinin kafasında bu imaj hiçbir zaman oluşmamış olsa bile, futbolla sadece televizyon ve gazete aracılığıyla ilgilenen cümle cenahın fikriyatında böyle bir düşünce oluşmuştu hiç kuşkusuz. Daha geçen hafta cuma günü, arabada seyir halindeyken dinlediğim, spor programı yapmayan ama derbi maçla ilgili fikrini beyan eden bir bayan radyo spikeri şöyle diyordu: "Şimdi maç Fenerbahçe-Beşiktaş maçı olunca Beşiktaş daha şanslıdır. Bunu kabul etmek lazım. Ben de Fenerliyim ama.. vesaire vesaire.."

"Bacım Üsküdar'da sabah oldu, uyanda balığa gidelim, atma Hatice din kardeşiyiz" gibi bir dizi atasözü ve deyimi sıralamak lazım tabi ama hangi birisine yetişeceksin ki. Hazretin, Nisan 2005'ten bu yana ligde Beşiktaş galibiyeti olmadığından, bu maçla birlikte 5 maçlık mütemadiyen bir mağlubiyet dizisi olduğundan haberi yok elbette. O hala Metin-Ali-Feyyaz döneminde..

Fenerbahçe-Beşiktaş derbilerinin istatistiklerinde de durum tarihsel seyrine döndü artık. Aslında bir kısım istatistikçiye göre zaten geçen sene dönmüştü. Bir kısım istatistikçiye göre de bu maçla döndü. Çünkü Fenerbahçe-Beşiktaş maçlarında da, aynı Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında olduğu gibi 2 sonuç var. Fenerbahçe-Beşiktaş maçlarında 2 adet ihtilaflı maç var. Bazı tarihçiler bu maçların hükmen Beşiktaş galibiyetiyle sonuçlandığını, bazıları ise bu 2 maçtan birinde hükmen mağlubiyetin söz konusu olmadığını, çünkü o sezon (1931) önce Fenerbahçe daha sonra da Galatasaray'ın hasılat paylaşımındaki anlaşmazlıktan dolayı İstanbul liginden çekildiklerini, Beşiktaş'ın da aynı nedenden dolayı 6.hafta sonunda ligden çekildiğini, diğerinin ise (16.12.1936) hiç oynanmadığını, çünkü aynı tarihte Fenerbahçe'nin 19 Mayıs Stadı açılış turnuvasında Ankara'da Altınordu ile oynadığını söylüyorlar. Yani ilk gruptaki tarihçilere göre derbi istatistiği 119-116 Fenerbahçe lehine, ikinci gruptaki istatistikçiler için ise 119-118 Fenerbahçe lehine. Hangisinin doğru olduğunu bilemiyoruz tabi ama bildiğimiz şey şu, hangisi olursa olsun Fenerbahçe'nin önde olduğu..

84 yıllık seyrine baktığımızda, zaman zaman Beşiktaş'ın önde olduğu dönemler olsa da, genel itibarıyla Fenerbahçe'nin önde olduğu bir seyir izleyen bu rekabetin, günümüz itibarıyla da genel seyrine dönmüş olması, bu Fenerbahçe-Beşiktaş maçı sonunda bizim açımızdan önem arz eden ve yazılması gereken tek konudur. Maç nasıl geçmiş, kim nasıl oynamış, taktik neymiş, kadrolar nasılmış gibi konular, nazarı itibarımızda önem arz etmemektedir.

Derbi istatistiği önemli hadisedir. İyi izlemek, satır satır not düşmek, yazıya bağlamak gerekir. Yoksa bir de bakarsınız, biri çıkmış "aslında galibiyetler öyle değil, böyledir" deyivermiş, resmi tarihi allak bullak etmiş.. "Dünyanın merkezi ayağımın altıdır, inanmıyorsanız ölçün" hesabı.. Aman diyelim, dersimizi iyi bilelim...

Fenerbahçe: 2 - Beşiktaş: 1

STAD: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Bünyamin Gezer, Serkan Ok, Cem Satman

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Edu, Lugano, Roberto Carlos, Kazım, Selçuk, Deivid (Ali Bilgin dk. 83), Uğur Boral (Vederson dk. 69), Alex (Josico dk. 60), Güiza.

BEŞİKTAŞ: Rüştü, İbrahim Toraman, Zapotocny (Holosko dk. 71), Gökhan Zan, İbrahim Üzülmez, Sivok, Cisse, Ekrem (Uğur İnceman dk. 84), Delgado, Serdar Özkan, Nobre (Bobo dk. 75)

GOLLER: Selçuk (dk. 11), Nobre (dk. 21), Güiza (dk. 26)

1 yorum:

Adsız dedi ki...

benim hayatım bjklilerin bol oluğu bir mahallede gecti ve hala o mahallede oturuyorum bu döngünün normale dönmesi en çok beni mutlu ediyor eski mahalle hayatı kalmasada beraber büyüdüğüm 3 ihtimalli mac espirilerini yapan kardeşlerimi görüyorum o sırıtan yüzleri artık çok asık her aşırtma vuruş o güzel gülümsemelerinden bir parcayı almış götürmüş ahh
feyyaz ahh metin ahhh ali nerdesiniz der gibi bakıyorlar (khalkedon)