Ocak sayısında paslaşmaya başladığımız Four Four Two Dergisi, Mart sayısı için de bizden "Real Madrid'li olmak için 10 neden" başlıklı bir yazı talep etmişti. Sağolsunlar, yazdığımız yazıyı yayımlamışlar. Gerçi bazı maddeleri kısaltmışlar ve futbol dışı olan 10.maddeyi koymayarak 9 maddelik bir yazı koymuşlar ama olsun. Belki ayrılan yeri aştı yazı, belki de o neden basketbolla ilgili olduğu için konmadı, bilemiyorum. Ama çok da önemli değil. Sonuçta değer verip yayımlamaları bile bizim için önemlidir. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Artık dergi piyasaya çıktığına göre, yazının orjinal halini buradan da paylaşıyoruz blog dostlarıyla..
Bir Real Madrid taraftarı, yani "Madridista" olmanın 10 "sportif" sebebi:
1- 9 (Yazıyla Dokuz) adet Avrupa Şampiyonluğu
Avrupanın hatta dünyanın en prestijli kulüp şampiyonası olan eski adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupasını, yeni adıyla da Şampiyonlar Ligini toplamda 9 kez kazanmak. 5 tanesi üst üste olmak üzere 6 adedi Şampiyon Kulüpler Kupası döneminden, 3 adedi de Şampiyonlar Ligi döneminden. Atletico Madrid'in kazandığı İspanya Ligi şampiyonluk sayısı kadar Real Madrid'in Avrupa Şampiyonluğu var.
2- İmkansız Turları Atlama
Farklı kaybedilen ilk maçlardan sonra, kimsenin beklemediği bir şekilde rövanşları kazanıp tur atlama. 1984'de Rijeka maçları (1-3, 3-0), Anderlecht maçları (0-3, 6-1), 1985'de İnter maçları (0-2, 3-0), Monchengladbach maçları (1-5, 4-0), 1986'de yine İnter maçları (1-3, 5-1), 1987'de Kızılyıldız maçları (2-4, 2-0) ve daha niceleri..
3- Efsane Kadrolar
Alonso, Atienza, Santamaria, Lesmes, Santisteban, Zarraga, Kopa, Joseito, Di Stefano, Rial, Gento. Üst üste 5 yıl Avrupa Şampiyonluğunun kazanıldığı dönemin ortalama kadrosu. Son şampiyonlukta Puskas da girmiş takıma. Diyelim ki bu çok eski ve bizim de görmediğimiz bir kadro. O zaman gördüğümüz zamanlardan yazalım bir tane de: Miguel Angel, Chendo, Sanchis, Stielike, Camacho, San Jose, Michel, Gallego, Butragueno, Santillana, Valdano. Bir önceki maddede yer alan inanılmaz maçları kazanan ve 1984-85 ile 1985-86 yıllarında üst üste 2 kez Uefa Kupasını kazanan dönemin ortalama kadrosu..
4- Alfredo Di Stefano
1953'den 1964'e kadar 11 yıl giyilen Real Madrid forması. Bu 11 yılda kazanılan 5 Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonluğu, 1 Intercontinental Cup Şampiyonluğu, 8 İspanya Ligi Şampiyonluğu, 1 Kral Kupası Şampiyonluğu.. 11 yılda 282 maçta atılan 216 gol.. 1953 yılında Barcelona'nın kıyısından dönmeyip o formayı giyseydi, belki de futbol tarihi çok başka bir biçimde şekillenecekti. Ama giymedi, Madrid'li oldu ve hem o, hem de Real Madrid kazandı.
5- Santillana
23 Ağustos 1952 tarihinde "Santillana Del Mar"da doğan ve aslında adı "Carlos Alonso Gonzalez" olan, doğduğu yerden dolayı taraftarlarca "Santillana" takma adıyla çağırılan müthiş santrfor.. 19 yaşında giydiği Real Madrid formasını 36 yaşına kadar hiç çıkarmayan bayrak adam..
6- Açık ara en çok İspanya Şampiyonu olan takım
Tam bir "Real Madrid ve diğerleri" durumu.. 31 Lig Şampiyonluğuyla açık ara en önde olan takım. Diğerleri ise şöyle; Barcelona 18, Atletico Madrid 9, Athletic Bilbao 8, Valencia 6, Real Sociedad 2, Deportivo 1, Sevilla 1, Real Betis 1.
7- Raul
Raul Gonzales Blanco.. Bir başka bayrak adam. 13 yaşındayken Atletico Madrid alt yapısında futbol hayatına adım atan, 15 yaşında Real Madrid alt yapısına geçerek genç takımda oynamaya başlayan ve o yıldan beri de Real Madrid formasından başka bir formayı sırtında taşımayan yaşayan efsane..
8- Santiago Bernabeu Stadı
Tam bir futbol mabedi. Kalenin hemen arkasından başlayan dimdik tribünleriyle sahayı rakip için cehenneme çeviren ortam. Elbette Ultras Sur ve Orgullo Vikingo'nun katkılarıyla..
9- Hugo Sanchez
Hugo Sanchez Marquez.. Gol sonrası taklaların efsane adamı. Her ne kadar Real Madrid'den önce 4 sene Atletico Madrid'in formasını giymiş olsa da, yine de Real Madrid formasıyla geçen 7 yıl, 207 maç ve attığı 164 gol, onun Atletico Madrid günlerini silmeye yetmiş fazlasıyla..
10- Basketbol
Sadece futbolda değil, basketbolda da şampiyonlukların hakimi.. En çok İspanya Şampiyonluğu (30) ve her ne kadar Eurolegue olduktan sonra hiç kazanamasa da en çok Avrupa Şampiyonluğu (8) kazanan takım..
King Santillana
Bir Real Madrid taraftarı, yani "Madridista" olmanın 10 "sportif" sebebi:
1- 9 (Yazıyla Dokuz) adet Avrupa Şampiyonluğu
Avrupanın hatta dünyanın en prestijli kulüp şampiyonası olan eski adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupasını, yeni adıyla da Şampiyonlar Ligini toplamda 9 kez kazanmak. 5 tanesi üst üste olmak üzere 6 adedi Şampiyon Kulüpler Kupası döneminden, 3 adedi de Şampiyonlar Ligi döneminden. Atletico Madrid'in kazandığı İspanya Ligi şampiyonluk sayısı kadar Real Madrid'in Avrupa Şampiyonluğu var.
2- İmkansız Turları Atlama
Farklı kaybedilen ilk maçlardan sonra, kimsenin beklemediği bir şekilde rövanşları kazanıp tur atlama. 1984'de Rijeka maçları (1-3, 3-0), Anderlecht maçları (0-3, 6-1), 1985'de İnter maçları (0-2, 3-0), Monchengladbach maçları (1-5, 4-0), 1986'de yine İnter maçları (1-3, 5-1), 1987'de Kızılyıldız maçları (2-4, 2-0) ve daha niceleri..
3- Efsane Kadrolar
Alonso, Atienza, Santamaria, Lesmes, Santisteban, Zarraga, Kopa, Joseito, Di Stefano, Rial, Gento. Üst üste 5 yıl Avrupa Şampiyonluğunun kazanıldığı dönemin ortalama kadrosu. Son şampiyonlukta Puskas da girmiş takıma. Diyelim ki bu çok eski ve bizim de görmediğimiz bir kadro. O zaman gördüğümüz zamanlardan yazalım bir tane de: Miguel Angel, Chendo, Sanchis, Stielike, Camacho, San Jose, Michel, Gallego, Butragueno, Santillana, Valdano. Bir önceki maddede yer alan inanılmaz maçları kazanan ve 1984-85 ile 1985-86 yıllarında üst üste 2 kez Uefa Kupasını kazanan dönemin ortalama kadrosu..
4- Alfredo Di Stefano
1953'den 1964'e kadar 11 yıl giyilen Real Madrid forması. Bu 11 yılda kazanılan 5 Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonluğu, 1 Intercontinental Cup Şampiyonluğu, 8 İspanya Ligi Şampiyonluğu, 1 Kral Kupası Şampiyonluğu.. 11 yılda 282 maçta atılan 216 gol.. 1953 yılında Barcelona'nın kıyısından dönmeyip o formayı giyseydi, belki de futbol tarihi çok başka bir biçimde şekillenecekti. Ama giymedi, Madrid'li oldu ve hem o, hem de Real Madrid kazandı.
5- Santillana
23 Ağustos 1952 tarihinde "Santillana Del Mar"da doğan ve aslında adı "Carlos Alonso Gonzalez" olan, doğduğu yerden dolayı taraftarlarca "Santillana" takma adıyla çağırılan müthiş santrfor.. 19 yaşında giydiği Real Madrid formasını 36 yaşına kadar hiç çıkarmayan bayrak adam..
6- Açık ara en çok İspanya Şampiyonu olan takım
Tam bir "Real Madrid ve diğerleri" durumu.. 31 Lig Şampiyonluğuyla açık ara en önde olan takım. Diğerleri ise şöyle; Barcelona 18, Atletico Madrid 9, Athletic Bilbao 8, Valencia 6, Real Sociedad 2, Deportivo 1, Sevilla 1, Real Betis 1.
7- Raul
Raul Gonzales Blanco.. Bir başka bayrak adam. 13 yaşındayken Atletico Madrid alt yapısında futbol hayatına adım atan, 15 yaşında Real Madrid alt yapısına geçerek genç takımda oynamaya başlayan ve o yıldan beri de Real Madrid formasından başka bir formayı sırtında taşımayan yaşayan efsane..
8- Santiago Bernabeu Stadı
Tam bir futbol mabedi. Kalenin hemen arkasından başlayan dimdik tribünleriyle sahayı rakip için cehenneme çeviren ortam. Elbette Ultras Sur ve Orgullo Vikingo'nun katkılarıyla..
9- Hugo Sanchez
Hugo Sanchez Marquez.. Gol sonrası taklaların efsane adamı. Her ne kadar Real Madrid'den önce 4 sene Atletico Madrid'in formasını giymiş olsa da, yine de Real Madrid formasıyla geçen 7 yıl, 207 maç ve attığı 164 gol, onun Atletico Madrid günlerini silmeye yetmiş fazlasıyla..
10- Basketbol
Sadece futbolda değil, basketbolda da şampiyonlukların hakimi.. En çok İspanya Şampiyonluğu (30) ve her ne kadar Eurolegue olduktan sonra hiç kazanamasa da en çok Avrupa Şampiyonluğu (8) kazanan takım..
King Santillana
18 yorum:
Niye Liverpool macina bilahare deginilmiyor? Neden? :))
en güzel sebeplere değinilmemiş.. tarihin en büyük kumandanı, saygıdeğer kral franco'nun tuttuğu, gayet adilane bir biçimde ölünceye kadar desteklediği takım.. şerefli tarihi boyunca asla şikeye, şaibeye bulaşmamış ve diğer rakiplerinden farklı olarak kazandığı bunca zafere, kupaya asla leke bulaştırmamış muhteşem kulüp.. bir madridli daha ne ister ki, öyle değil mi?
Sevgili del piero, işte tam da senin yazdığın bu cümleler nedeniyle "SPORTİF SEBEPLER" başlığını kullandık. Malum Barcelona sportif hadiselerin dışındaki olaylarla çok haşır neşir olur. Kendini de buradan beslemeyi, anlamlandırmayı pek sever. Ama bizim yazımızın konusu sportif sebepler.. Farklı biraz zannedersem..
valla ben del piero ya katılıyorum.başlıbaşına di stefano transferi bile bunların ne mal olduğunu açıklamak yeterli.
11- Jesus Gil? :)
Real mi şikeye bulaşmamış? :) her maçında hakem kolluyor kralın takımı diye :)
ben zaten bu saydığım konulardan dolayı barcelona müthiştir, ezilendir ya da daha onurludur demiyorum ki.. barcelona da çok sevdiğim bir takım değil zaten.. atletico madrid ispanya'da bir numaradır bence.. ama benim demeye çalıştıklarım zaten direkt sportif başarılara etki eden şeyler.. yani real madrid'in nerdeyse her alanda diğer rakiplerine ezici bir üstünlüğünden bahsetmişsin, ben de bunlar acaba gerçekten salt sahada oynanan oyunla ya da harcanan çabayla mı kazanıldı sorusunu soruyorum.. ve tüm dünyanın bildiği üzere elbette değil.. o yüzden ne 9 şampiyonlar ligi ne de 31 ispanya ligi şampiyonluğunu fazla abartmamak lazım diyorum.. takımlar ancak son 20-25 senedir eşit şartlarda ve hakkaniyete uygun bir şekilde mücadele ediyorlar bir anlamda.. tarihin belirsiz ve karanlık sayfalarına ait zaferler saygı duyulmayı hak etmiyorlar bence..
Sevgili Del Piero, tamam senin dediğin gibi yapalım. Son 25 seneye bakalım. Yine "SPORTİF SEBEPLER" yeterince Madrid lehine.
Son 25 senede İspanya Liginde 11 Real Madrid, 9 Barcelona, 2 Valencia, 1 Deportivo, 1 Athletic Bilbao ve 1 Atletico Madrid şampiyonluğu var.
Son 25 senede Real Madrid'in 3 Şampiyonlar Ligi, Barcelona'nın ise 2 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu var.
Son 25 senede Barcelona'nın şu an oynanmayan 2 Avrupa Kupa Galipleri Kupasına karşılık, Real Madrid'in de 2 Uefa Kupası şampiyonluğu var..
Yapma etme Del Piero'm, gözünü seveyim. İşte senin bahsettiğin son 25 sene.. Franco'nun iliğinin, kemiğinin bile kalmadığı yıllar :)
ya ben zaten utd'lı bir insanım, resimden de anlaşılacağı üzere.. madrid yine ispanya sınırları içinde en başarılı olabilir.. ama ingiltere'de mücadele etse her sene paşa paşa uefa'ya katılırdı ancak, bunu da unutmamak lazım :)
Sonra Del Piero bir de şu var, ben bir kulübün taraftarı olmak için illa ki sportif başarı gereklidir falan da demiyorum ha. Yanlış anlaşılma olmasın. Böyle diyen bir adam olsam, zaten Evertonian olmam. Ya da Merak Edilen Taraftar Psikolojileri diye bir seri yazmam :) Taraftarlığın, gönül vermenin sportif başarı ile şartlandırılması takdir ettiğim bir hadise değildir.
Ama burada konu Real Madrid'lilik için 10 adet sportif sebepti. Ve bu sebepler de ziyadesiyle var. Ha Real Madrid'li olmak için 10 tane siyasi sebep yaz deseler, belki bir tane bile yazamazdım, o da ayrı konu.
Velhasıl, Real Madrid kendisine haksızlık edilen bir kulüptür. Evet, konumu itibarıyla merkezi siyasi sistemle yoğrulduğu dönemler olmuştur ama, bu kulübün son 30 senesi de devasa başarılarla doludur ve bu 30 senede senin de değindiğin gibi ne Franco vardır, ne de başka birşey :)
Yarattığın güzel tartışma ortamı için de ayrıca teşekkür ederim.
Sevgi ve saygılarımla,
aynı teşekkürü benim de etmem gerekiyor sanırım, başka pek çok real taraftarıyla bu tarz bir konuşma yapmamın imkansız olduğunu biliyorum çünkü.. insanlar olaylara genelde siyah beyaz ekseninde baktığı için tuttukları takımların ya da sahip oldukları fikirlerin olumsuz taraflarını görmekten köşe bucak kaçıp mutlak bir savunma psikolojisine sahip oluyorlar ve bu tür sağduyulu tartışma ortamlarına girebilmek çok zor oluyor haliyle.. hatta çok saygı duyduğum aceto bile madrid'e söylenen en ufak olumsuz yoruma dahi büyük tepkiler veriyor ve insanların ya madrid düşmanı ya da fanatiği olabileceği ekseninde bakıyor olaya.. franco klişesi elbette kabak tadı veren ve diğer takımları sütten çıkmış ak kaşık yapmaya yetmeyen bir gerçek ama bu hiç yokmuş gibi davranmaya çalışmanın da manasızlığı ortada..
Bu güzel tartışmaları okuyunca çok mutlu oldum... Beni bilen bilir bilmeyen yazılarımdan, radyodan, televizyondan vs bir yerden bir şekilde rast gelir nasıl olsa: Hasta Barcelona'lıyımdır ki bu yıl FourFourTwo'da da bunun etkisi oldu. Ancak futbol Erkan Can'ın da geçtiğimiz sayılardaki röportajında söylediği gibi her şeyden önce alttakilerin, mahallenin oyundur. Sanal dünyanın en güzel futbol mahalleleri de bloglarımız... O yüzden her ay bir blog'u FourFOurTwo'da konuk ediyoruz, konuğumuzu seçerken de Barça'lı Real'li diye ayırmıyoruz. Öyle ki FFT'nun demokratik halk futbolu anlayışına göre bir gün orada Rangers'a güzelleme yazan bir konuğumuz bile olabilir. Bu vesileyle King Santillana'ya bir kez daha teşekkür ediyorum, en yakın zamanda Everton yazısını bekliyorum- yoksa Cruyff Barça forever o ayrı...
Yazıyı biraz kısaltmak zorunda kaldık, King'in tahmin ettiği gibi yer darlığımızdan oldu ve ben de bizzat kendim basketbolle ilgili olan 10. maddeyi komple atıp diğer efsane isimlere mümkün olduğu kadar yer vermek istedim. En yakın zamanda kendisinden bir Everton ve diğer tüm blogger'lardan futbolun her rengini bekliyoruz. Her Barça'nın bir Real Madrid'i vardır, Barça'yı benim için bu kadar güzel, King için Real'i o kadar güzel yapan da odur çünkü her şey bir yana bir Barça-Real maçı tek başına Real'den de Barça'dan da güzeldir...
Saygılarımla
Sevgilerimle
ALi ECe
Dergide 10 numaralı maddeyi göremedim.
Real Madrid yahu..lami cimi yok. Ispanya'nin her daim kralidir. Atletico, sehrin ufakligidir. Barcelona ise kendi capinda eglenen ancak Real Madrid ile bas edemeyecek ayri bir mevzudur. En azindan benim gozumde La Liga'nin ozeti bu.
Real Madrid ve digerleri denmis sampiyonluk sayilarinda. Bu tanim sporun her yerinde mevcut Ispanya'da bence.
Sevgili Ali Ece,
Naçizane bloguma göstermiş olduğunuz yakın ilgiden dolayı ben de Four Four Two Dergisine ve sana teşekkür ediyorum.
bendeki dergide niye 9 yazıyo :s
eheh santillana fotoğrafı sen çekmişşin galiba ? :)
YBT,
Biraz yukarıda Ali Ece'nin yorumu var. Orada açıkladı neden 9 madde olduğunu..
Yorum Gönder