13 Mayıs 2009 Çarşamba

İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açar..

"Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş" özdeyişiyle karşılanır hep Fenerbahçelinin Türkiye Kupasına beslediği önemsizlik hisleri. "Tabi tabi, alamadığın kupayı önemsemiyorum ayağına yat sen.." muhabbetlerinin mezesidir Fenerbahçe'nin kupasızlığı. Ama inanın rol değildir bu. Fenerbahçeli Türkiye Kupasına her zaman "olmasa da olur" gözüyle bakmıştır. Ve bu durum 26 senelik sürecin getirdiği bir durum da değildir. Fenerbahçe Türkiye Kupasını 2 yıldır kazanamazken de, 7 yıldır kazanamazken de böyledir hep Fenerbahçelinin bakışı. Evet, belki de psikolojik bir şartlanmanın eseri de olabilir bu. Yani "önemsemediğin için kazanamama" değil de "kazanamadığın için önemsememe" halidir belki. Bilemiyorum..

Ancak bu geceki finale pek böyle bakmıyorum. Çünkü "26 sene" muhabbetleri artık "bayma" sınırlarını çoktan aştı. Türkiye Kupasını deliler gibi önemsediğimden, manyaklar gibi bu kupaya özlem duyduğumdan falan değil. Sadece bu "26 sene" muhabbeti bir sonlansın diye istiyorum ben bu gece Türkiye Kupasını. Çok samimi olarak söylüyorum, bu gece Fenerbahçe Türkiye Kupasını alsın, sonra yine bir 10 sene, 12 sene alamasın. Harbiden bu ruh halindeyim. Yukarıda da dedim ya, biz Fenerbahçelilerin nezdinde Türkiye Kupası olsa da olur, olmasa da. Ama bu gece başka. Bu gece kupasızlık saatini sıfırlamak lazım. Sıfırlayalım, sonra tekrar sayalım. Hiç önemli değil..

Maça gelince.. Geçen hafta İnönü'de oynanan lig maçındaki "Rahat Fenerbahçe-Stresli Beşiktaş" görüntüsü bu gece tersi olacak gibi. Yani stresli bir Fenerbahçe ile özellikle liderliğin de gelmesiyle büyük moral bulan rahat bir Beşiktaş olacak sahada gibime geliyor. Kader-kısmet-bal etiketleriyle dolu bir kupa mağlubiyeti yaşamamak en büyük dileğim. Çünkü en zora gideni o şekil kaybedişler oluyor. Çıkalım sahaya, çatır çatır top oynansın, bizden iyilerse mağlup olalım. Buna eyvallah, başımızın üstüne. Ama üstün oynayıp, bilmem kaç tane pozisyon harcayıp, saçma sapan bir golle kupayı vermeyelim. Bununla başa çıkması hakikaten çok zor çünkü..

Birazdan İzmir'e doğru yıla çıkıyorum. İstikamet önce havaalanı olacak İzmir'de. İstanbul'dan gelen birader Barad-Dur ve tribünden birkaç arkadaşımızı karşılayıp önce kalacağımız otele gidip yerleşecek, sonra da vereceğiz kendimizi güzel İzmir'in sokaklarına.. Umarız güzel bir gün ve güzel bir gece bizleri bekliyordur.. Kendini yollara vuran bütün Fenerbahçeli ve Beşiktaşlı tribün emekçilerine kolay gelsin.. Ve, tabii ki Fenerbahçe'ye bol şans.. Sesimiz ve yüreğimizle hemen yanlarında olacağız.. Kapalı'da...

5 yorum:

fibonacci dedi ki...

tam olarak duygularıma tercüman olmuşsun yıllardır sallamam şu türkiye kupasını piskolojik altyapısını bende düşündüm ama cidden de sallamıodum bi şekilde ama bu sene bide şampiyonlugunda gidişi yok fener son kupasını aldıgında semih 40 günlüktü geyiklerinin de sonu gelsin evet istiorum bu sene bu kupayı umarım alırlar ama takımımızın bu seneki önemli ve gerekli maçları kaybedip bi şekilde çok önemli olmayan maçları kazanma hali beni düşüncelere gark ediyor

NYG dedi ki...

abi bu tribünler "hınca hınç" :)

SİYAH ULAN! dedi ki...

açıkçası fb taraftarının büyük kısmında olan bu "ya baydı artık bu türkiye kupası geyiği, kupayı alsak nolur almasak nolur.." görüşü bana çok samimi gelmiyor. nasıl 6-0 (ya da gs'nin kadıköydeki makus talihi) geyikleri ya da 4-3'lük fb-bjk maçı muhabbeti yıllarca devam ediyorsa fb gibi bir takımın da çeyrek asırdır bir kupayı alamamış olması geyiğinin de devam etmesi gayet normaldir. dünyanın neresine giderseniz gidin futbol muhabbetlerine meze olur bu tarz hikayeler, doğasında vardır. fb yönetimi bile geçtiğimiz yıllarda türkiye kupası maçlarına yedek kadroyla çıkarak "bakın biz önemsemiyoruz gerçekten" mesajı vermeye çalışması da buna paralel bir olaydır.

maça gelince, ortada bir oyun olacağını düşünüyorum (denizli lig maçındaki gibi ortasahasız çıkmazsa tabi maça). bu sefer stresli olan taraf fb olacaktır diye düşünüyorum, ellerinde sezonu kurtarma adına sadece bu maç kaldığı için. kavgasız gürültüsüz dostça bir maç olur umarım. maç öncesi taraftarların birlikte verdiği görüntüler de bu doğrultuda bir maç olacağını gösteriyor...

ezeriko dedi ki...

Klüplerin hafızası vardır, doğru ama takımların, yani sahadaki onbirin, onsekizin, teknik heyetin neyse hafızası var mıdır derseniz onu bilemem. Özellikle böyle bir dönemde, böyle bir Fenerbahçe'de.

Yani takımın en eskisinin 5-6 seneden fazla mazisi yok, hoca desen en fazla 2 senede bir rotasyona tabi. Alex, Roberto Carlos, Lugano, Ali Bilgin, Kazım Kazım, Emre, Deivid gibi adamlar ne kadar "20+ yıllık kupa hasreti" çekiyorlardır, bu duyguyu ne kadar yaşıyorlardır Allah bilir. Eminim yönetim gazı pompalamıştır ama sonuç ne, akşama göreceğiz.

Takımda Volkan ve Semih'ten gayrı FB taraftarı var mı onu bile bilmiyorum.

King Santillana dedi ki...

Sevgili NYG, bu fotograf Hınca Hınç serisinde de var zaten. Hem de serinin ilk başlarında. Hınca Hınç Tribünler-3'te.. :)

http://kingsantillana.blogspot.com/2008/02/hnca-hn-tribnler-3.html