16 Kasım 2009 Pazartesi

Kızım Olmadan Asla !

Kaç gündür moralsizim. Çok kötüyüm. Durup dururken ağlayasım geliyor. Gözlerim doluyor. Boğazım düğümleniyor. Şu anda bu yazıyı yazarken bile.. Enke'nin intiharı ile tekrar gündeme gelen 2006 yılında kızını kalbindeki problem nedeniyle kaybedişi bu duygularımın sebebi. Babasınız, 9 ay boyunca onun gelmesini beklemişsiniz, sonunda gelmiş.. Güzeller güzeli bir prensesiniz olmuş.. Ama biliyorsunuz ki ölecek. Bir daha olmayacak.. Allahım nasıl bir acıdır bu böyle..

Ben ortada fol yok yumurta yokken, bazı acıları yaşadığımı düşlerim zaman zaman.. Ne büyük bir manyaklık aslında. Ama elimde değil, yaradılışım böyle.. Durup dururken hayatımda çok önemli olan insanların öldüğünü düşünürüm. Bir daha olmayacaklarını düşünürüm. O acıyı yaşayacağım zamanı, çok daha önceden yaşarım beynimde.. Kendi kendime ağlarım sonra. Biri görüp dese ki "ne oldu birader ?", verecek cevabım bile yoktur. "Falan kişinin öldüğünü düşündüm, hayal ettim, şimdi de o hayalden dolayı ağlıyorum" gibi bir cevap veremeyeceğime göre.. İyi düşün, iyi olsun diyenlerden hiç olamamışımdır. Beynim herhangi bir konu hakkında hemen en kötüsünü düşünür.. En feci senaryolar tıkır tıkır beynimde oluşur birdenbire.. Ki bunun için hiç çaba harcamam bile.. Dediğim gibi, yaradılışım böyle..

Ortada fol yok, yumurta yokken bu tip düşünceleri kafamdan atamayan ben, hele ki gerçek hayatımla benzerlik taşıyan kötü bir hadiseyi başkasının yaşadığını gördüğüm zaman hayattan kesilirim adeta. Her şeyden kötü bir sonuç çıkarabilme korkusuyla yaşamayı normal hayat standardı haline getirmiş olan biri için doğal bir davranış biçimi (!) olsa gerek..

Enke'nin kızını kalbindeki delik yüzünden kaybetmesi ve Enke'nin intihar etmesiyle bu küllenmiş konunun tekrar gündeme gelmesi, doğuştan kalbinde problemi olan bir kız çocuğuna sahip olan beni feci ve iflah olmaz bir şekilde etkiliyor günlerdir. Kalple ilgili çok çeşitli hastalık biçimleri var. Başınıza gelince profesörü oluyorsunuz bu işlerin. Öncelikle kızımdaki durum Lara'nın ki kadar tıbbi anlamda kötü değil. Ama yine de ne çare. Beyin ürettikçe üretiyor kötü senaryoları. Doğuştan kalp açıklıklarının envayi çeşidi var. PDA, ASD, VSD, AS, MY vesaire vesaire.. Bunların hepsi tıbbi isimlerin kısaltılmışı. Mesela VSD "Ventriküler Septal Defekt" demek. Mesela ASD "Atrial Septal Defekt" demek. Peki onlar ne demek derseniz bilmiyorum. Ama PDA'yı biliyorum. Yani "Patent Ductus Arteriosus" illetini..

İşte benim kızımda doğuştan olan rahatsızlık bu.. Patent Ductus Arteriosus. Kısaca anne karnında iken çalışan, ancak doğduktan sonra 48 saat içinde kapanması gereken bir damarın kapanmayarak aktif çalışmaya devam etmesi şeklinde açıklanıyor. Doğduğunun ertesi günü söylediler Acıbadem Hastanesinde bize. O günden beri hep kontrol altındaydı. Devamlı ekokardiyografiler, şunlar bunlar.. Gündelik hayatını etkilemiyordu aslında. Görünüşte herşey normaldi. Kızım koşup oynuyordu her çocuk gibi.. Ama sonuçta vardı bu illet minik kızımın minik kalbinde.. Ve baştan beri "operasyon yapılmalı" denmesine rağmen kabullenmek istemeyen analık-babalık bünyemiz bir türlü razı olmuyordu. Ama yapacak birşey olmadığı için operasyonu 26 Ekim tarihinde yaptırdık Gebze Anadolu Sağlık Merkezinde. Tabi o günü, o anları, içeride minik kızımın üzerinde doktorlar çalışırken dışarıda bizim bekleyiş anlarımızdaki haleti ruhiyemizi ancak yaşayan bilir, anlar. Hiç durmaksızın, durabilmeyi beceremeksizin ağlamanın ne olduğunu öğreniyorsunuz.. O gün kızımın kalbine Ductus Oklüzyonu operasyonu yapıldı ve Perkütan Transkateter yöntemiyle kapanması gereken açıklığa bir metal madde yerleştirildi. O madde hayatı boyunca kalbinde kalacak, tıbbi literatüre göre herşey yolunda giderse kızım o maddeyi hayatı boyunca hiç hissetmeyecek.. Tanrıya şükür ki operasyonun iyi geçtiğini söylüyor doktorlar.. Şu anda burada uzatıp da okuyucuları sıkmak istemediğimden bu illetle ilgili riskleri ve yaşanabilecek komplikasyonları yazmak istemiyorum uzun uzun.. Tanrı hiç kimseye yaşatmasın..

Sonuç olarak tahmin ediyor ve işin içinde olduğumdan kelli çok araştırdığım için biliyorum ki, Lara'nın rahatsızlığı benim kızımın rahatsızlığından kat be kat ileri bir düzeydeydi. Zaten amacım rahatsızlıkları mukayese etmek değil. Sadece Enke'nin baba olarak yaşadığı duyguları bir nebze de olsa anlayabildiğimi anlatmaya çalışıyorum. Tam 27 ay boyunca "ya kızımı kaybedersem, ya kızıma birşey olursa" şeklinde yaşadım ben. O prensesimin, o hayatımın anlamının birgün gelip de beni bırakma ihtimalini kafamda trilyonlarca kere kurdum. Belki de binde bir olan böyle bir ihtimali, sanki kesin olacakmış gibi hergün yaşadım beynimde..

Velhasıl.. Tarifi imkansız ve anlaşılmaz duyguların pençesindeyim kaç gündür. Evlat başka bir şey usta.. Sahip olmayan bilmez, bilemez. Ben o doğana kadar nasıl yaşamışım, o yokken ne yaparmışım, neye gülermişim, neye ağlarmışım, hiçbir fikrim yok.. Sanki o doğmadan önce hiç yaşamamışım..

Bir baba evladının peşinden gitmek isterse, evladı her nerede olursa olsun gider.. Ama hızlı trenle gider, ama köprüden uçarak gider.. Güle güle Enke.. Şimdi al Lara'nı kucağına, doyasıya kokla onu gıdığından.. Öp öpebildiğin kadar...

20 yorum:

EmrE dedi ki...

Arkadaşım, büyük geçmiş olsun. İnşallah kızın ve sen hayatınızın sonuna kadar sağlıklı bir şekilde beraber olursunuz...

Arkhe dedi ki...

Sanırım geçmiş olsun demek en güzeli...

sanut dedi ki...

Çok büyük geçmiş olsun. Umarım daha çok uzun yıllar bir arada sağlıkla ve mutlu bir şekilde yaşarsınız.

Olympian dedi ki...

abi geçmiş olsun. ben de bir kiz cocuk bekliyorum. ultrasonda kafatasinin capi olculurken bile, sonucu ogrencegim o 5 saniye icinde hayat duruyor resmen, sicak basiyor her yanimi. dilerim, doktorlarin soyledigi gibi olur ve hicbir sorun yasamadan, ailesiyle yasamina devam eder kiziniz.

Schumy dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun. Allah kimseye beterini vermesin...

ergün dedi ki...

abi,Allah kızına ve sevdiklerine neşe dolu,huzurlu,uzun,sağlıklı bir ömür bağışlar umarım.

King Santillana dedi ki...

Herkesin iyi dilekleri için çok teşekkür ederim.
Olympian dostum, sana da hayırlı uğurlu olsun şimdiden. Tanrı tamamına erdirsin kardeşim..

koskorcuk dedi ki...

Kardeşim çok büyük geçmiş olsun. İnşallah son derece sağlıklı bir şekilde sürdürür hayatını. Güzel insanların güzel çocukları için çok güzel bir hayat var ve senin kızın bu güzellikleri doya doya yaşayacaktır.

Enke'ye gelince... Bütün dinler intihar günahtır der. Yine tüm dinlerin cennet tarifi 'en güzel şeylerin olduğu yer' dir. Enke için Lara'sının yanında olmaktan daha güzel ne olabilir? Enke cennetindedir. Cennet sevdiğinin yanıdır. Bu dünyada ve varsa öbür dünyada...

koral dedi ki...

geçmiş olsun.İnşallah en kısa zamanda eskisi gibi olur.

Deke dedi ki...

Umarim hersey yazinda da yazdigin gibi tip literaturune uygun gider. Minik kizina cok cok gecmis olsun.

Gorky dedi ki...

abi çok geçmiş olsun.. daha dün bu fotoğrafı konuştuk bizim çocuklarla.. yazdıklarını o kadar iyi anlıyorum ki, keza bizim ufaklığın doğumundan beri geçen 10 ayda aynı düşünceleri ben de döndürüyorum kafamda sürekli..

Borges dedi ki...

Gecmis olsun.. Ben bir gün o güzelligin büyüyüp de babasinin yazdigi bu yaziyi yillar sonra okudugu ani hayal ediyorum..

King Santillana dedi ki...

Borges, damardan girdin dostum ya :)
Teşekkürler iyi dileklerini ileten herkese, bir kez daha..

solo dedi ki...

geçmiş olsun

alihoca dedi ki...

Sn King Santillana,

Güzel Çiçeğinize;
Allah'tan sağlık ve sıhhat diliyorum.

Mürüvetini görmeniz nasip olur İnşallah.

fabio luciano dedi ki...

yeni gördük ama geçmiş olsun deyip iyi dileklerimizi,dualarımızı eksik etmeyeceğmizi bilmeni istediğim için yazmadan geçmek istemedim üstad.

tekrardan çok çok geçmiş olsun.bundan sonrası için her şey yolunda gitsin.allah uzuuun uzuuun ömürler versin hem ona hem sana.bir de tabi beterinden saklasın...

Jordi Metal dedi ki...

Çocuğum kız olmasa da bir baba olarak seni çok iyi anlıyorum. Allah hastane kapılarında yaşadığın azabı kimselere yaşatmasın. Umarım Borges'in temennisi gerçekleşir.

nohut dedi ki...

alper cok gecmis olsun , ne zamandir bakamiyordum senin bloga simdi okuyunca ogrendim durumu.
minik prensesi opuyorum, dilerim hersey umdugun gibi olur. Unutma bizim kizlara fenerli damat sececegiz daha :)

King Santillana dedi ki...

Nohut'um sağolasın dostum. Geldi geçti diyoruz artık. Tanrı daha beterinden korusun. Damat olayına ise hiç girmeyelim diyorum. Daha şimdiden düşüncesi bile bozuyor beni. Vermem kardeşim ben kimseye kız.. Vermem işte.. O kadar... :-)

Flying Dutchman dedi ki...

Şimdi okuyabildim yazıyı önce geçmiş olsun, geçmiş zaten güzel şekilde o yüzden bir daha hiç böyle şeylerle uğraşmasın ufaklık diyelim.

E benzer şeyler olunca hafiften yazı da güzel oluyor tabii. Ellerine sağlık abi...