Fenerbahçe'den alâ düşenin dostu mu olur ? Yıllardır vazgeçemediğimiz bir ritüelimizdir bu bizim. İcabında şampiyonluktan vazgeçeriz, küme düşme adaylarına puan vermekten vazgeçmeyiz !Futbolda herşey olur. Eyvallah.. Her maçı kazanmak mümkün değildir. Eyvallah.. Top bazen seni sevmez, girmedi mi girmez. Eyvallah.. Ne yani Fenerbahçe kötü mü oynadı Manisa'da, asla kötü oynamadı, hatta oldukça da iyi top oynadı. Eyvallah.. Kısacası herşeye eyvallah ama yıllardır saçma sapan maçlarda yaşanılan puan kayıplarının bünyemizde yarattığı kanser etkisinin çözümünü nasıl bulacağız birader ?
Her maçın kazanılamayacağını elbette anlarım ama her sene sektirmeden küme düşme potasındaki takımlara puan saçılmasını anlamam. Üstelik fena da oynamamışsan, daha ilk yarım saatte dördü beşi bulacak pozisyonları da yakalamışsan, hiç anlamam. Geçtim bütün sezonu, sadece Diyarbakır ve Manisa maçlarından 3'er puan alınsa idi, önümüzdeki hafta oynanacak olan Beşiktaş-Galatasaray maçını da düşündüğünüzde nasıl bir puan durumu çıkabileceğini varın siz hesap edin. Ama yok, olmaz. Fenerbahçeliliğin şanında yok herhalde rahat bir sezon geçirmek..
Hafızalarınızı bir yoklayın. Ciddi puan farkı yapılabilecek nice sezonları ligin sonlarındaki bir derbi maça kilitlediğimiz bi dünya sezonlar yaşadık. O derbiyi kazandıysak şampiyon olduk, kaybettiysek şampiyonluk verdik. Hatta bazen kilit derbiyi kazandıysak bile şampiyonluk verdik. Ama sezon içinde özellikle düşme potasındaki takımlara istikrarla, hiç sekmeden ve şaşmadan puanları dağıtmamış olsak, o derbilerin hiçbiri kilit maçı olmayacaktı. 2005-2006'da kaçan şampiyonluk hepimizin malumu. Tekrar yazmaya gerek yok. 2007-2008'de kaçan şampiyonluk için şunları yazmışız zamanında blogda. O zaman da lig sonuncusu Rize'ye, ligden düşen Manisa'ya bol keseden dağıtmışız puanları.. Bu sezonun da bir farkı yok. Tek fark, bu sezon ki derbiler sezon sonuna doğru olmadığı için kilit maçı olmayacaklar. Derbilerden sonra lig hatırı sayılır bir süre daha devam edecek. Ama "düşenin dostu olma" durumu, ya da yıllardır değişmeyen "derbileri kazanan, sıra takımlarına puan saçan Fenerbahçe" gerçeği değişmez ise, yine elimizi kolumuzu sallaya sallaya finişe gidebileceğimiz bir sezonu, son birkaç haftaya kilitleyeceğiz bu gidişle..
Maçtan sonra yorumcuları, topçuların röportajlarını falan izliyorum. Genelde şöyle bir girizgah var: "İlk yarım saatte maç Fenerbahçe lehine 4-0, 5-0 olabilirdi". Ya kardeşim, olsun o zaman olsun. Tamam 5-0 olmasın ama, 5-0'lık oyun oynamış ve pozisyon yakalamışsan, hiç değilse 2-0 olsun. Sen lig liderisin, şampiyon olacağım diyorsun, o zaman girdiğin 4 pozisyondan ikisini çakacaksın. İşini kadere kısmete bırakmayacaksın. İşini sağlama almazsan, sen 5 pozisyona girip 1 gol atarken, adamlar hiç pozisyona girmeden 1 gol atıverirler işte boyle ilk yarının sonunda..
Daum Bey diyor ki; "Ligin ilk yarısında maçları kazanıyorduk, oynadığımız oyun beğenilmiyordu. Şimdi iyi oynuyoruz ama maçı kazanamıyoruz". Bak sen bak.. Şampiyon olacak takımın hocasının verdiği demece bak. Şampiyonluk yolunda ligden düşmemeye oynayan bir takıma daha puan verilmişken oynanan oyunun etkinliğine sevinmemizi bekliyor herhalde. Kaldı ki oyunun etkinliği de ayrı bir tartışma konusu.. Son 4 lig maçında sadece 1 gol atabilmiş Manisaspor Fenerbahçe'ye 2 gol birden atıyor, Daum efendi de iyi oyundan bahsediyor. Daum Bey de biliyor ki, futbolda aslolan sonuçtur. Neticedir. Haticeye yer yoktur. Bu derece önemli puanların har vurulup harman savurulduğu yerde, "ama iyi oynuyoruz kardeşim" lafının arkasına saklanılmaz. Fenerbahçe hocası bunu yapmaz.. İyi de oynayacaksın, golünü de atacaksın, maçı da kazanacaksın.. Çocuk yüzde dört diyor, İnanacaksın !!
Bu puanları aramayız umarım ilerleyen haftalarda. Eğer aramak mecburiyetinde kalır isek, değil mumla projektörle bile arasak bulamayacağız. Rahat olmak, puan farkını açmak, biraz keyif yapmak bize haram.. Bu laflar da, maç sonunun verdiği sinir ve kızgınlıkla edilen laflar değildir. Herşey ortada.. Yıllardır tek başımıza rahat rahat yiyebileceğimiz nice yemeğe etraftaki herkesi buyur ediyoruz. Ondan sonra da biz aç kalıyoruz.. Her neyse artık.. Olan oldu.. Yazıyı, yıllardır birlikte stadlarda konuşlandığımız, hem hayat hem de tribün dostlarımız Kadıköylü ve Khalkedon'un maç sonrasında yaptığımız telefon görüşmelerinde söyledikleri iki anekdotla bitirelim;
Kadıköylü: ................ Abi herkesin bildiği bir laf var. Habire aynı şeyleri yapıp, farklı sonuç almayı bekleyenlere aptal diyorlar, aptal..
Khalkedon: ............... Yok bilmem kimin transfer politikası yanlışmış da, şöyleymiş de, böyleymiş de.. Yahu senin neren doğru be arkadaş.. Senin neren doğru ?...
Manisaspor: 2 - Fenerbahçe: 2
Stad: 19 Mayıs
Hakemler: Mustafa Kamil Abitoğlu, Mustafa Emre Eyisoy, Nihat Mızrak.
Manisaspor: İlker(Bulut dk. 61), Ferhat, Hüseyin, Burak, Eren, Güven, Yiğit İncedemir, Kemal(Mehmet Nas dk. 25), Mehmet Güven, Simpson(Yiğit Gökoğlan dk. 77), Isaac.
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bilica, Deniz, Andre Santos, Mehmet Topuz(Gökhan Ünal dk. 82), Cristian, Emre(Vederson dk. 86), Özer, Alex , Semih.
Goller: Cristian (dk. 13), Gökhan Ünal (dk. 90+6) (Fenerbahçe), Isaac (dk. 45 ve dk. 90+3) (Manisaspor)
3 yorum:
Khalkedon:
arkası gelmez dertlerimin bıktım illallah bizede bir gün kader güler güler inşallah
o değil de hele bu sene bi şampiyon olamayalım var ya,biterim,cinnet geciririm,faruk ılgaz tesislerinin önünde cıplak eylem yaparım
Öyle komik bir durum oluşuyor ki ağlatır insanı. Diyarbakır maçı sonrası oyuncular çıkıp "mücadelemiz çok iyiydi, taraftar memnun "diyor. Evet rakip kendi sahanda İngiliz Lig Karması ya konuş oyuncu...
Dün Daum "oyundan ve mücadeleden menunum" diyor. Ya maç sonunda 1 puana seviniyoruz, Manisa kahroluyor 3 puan gitti diye... Ama kardeşim Real ve Barca ara tranfer yaptı mı? Biz neden yapalım? Haaa Real ve Barca Maldonado, Ali Bilgin, Guiza, Josico, Aragones ve Daum'u da almadı. Biz aldık. Gözümüze dizimize dursun, nankörüz nankör. Bu takım yürüye yürüye şampiyon olur. Geçen sen oldu, şampiyon olmadı ama yürüdü baya... Bu sene inşallah geçen seneyi mumla aramayız... Yazın rahatız 3 dünya yıldızı geliyor, uyku yok bize, heyecandan tüm haziran temmuz boyunca uyanık gezicez. Bu şampiyon olmayalım Aziz Bey o 3 yıldızı odasının tavanına asar. Geceleri parlarlar izler uyur. Sayıklar " inşaattan ve futboldan ben anlarım"...
Yorum Gönder