Şimdi oturup da geçmişten tek tek örnek vermeyelim, uzun sürer. Ama herkes bilir ki bu zihniyete göre Fenerbahçe hep kötü bir şeyler yapmıştır, yapmaktadır ve yapacaktır. Fenerbahçe tüm kötülüklerin anasıdır onlara göre. Aşağıda bulunan Diana Taurasi yazısındaki zihniyet de aynı zihniyettir mesela. Geçmişten bugüne isimleri değişse de zihniyeti baki olan bu kafaların son dönemlerde yine eteklerindeki taşları dökmeye başladıklarını görüyoruz;
“Fenerbahçeli falan filan kişi, maçın hakemiyle aynı uçakta yolculuk etmiş.. Vay a. koyim sayın seyirciler.. Var yine bu işte kesin bir ketenpere.. Hem sonra soyunma odası koridorlarına tarihte ilk defa kulüp başkanı inmiş, hakeme bağırmış.. Eski oyuncuları olan rakip takımın kalecisi de hatalı pasla gol yedirmiş.. Fener oğlum bu, her türlü bağlamayı, icraatı yapar bunlar…”
Daha bunlar gibi bi dünya falan, filan, fişmekan.. Geçmişte de neler neler dendi, konuşuldu herkes hatırlar.. Fenerbahçe aleyhine lakırtı icra etmek işin doğalıdır zaten bu tipler için.. Normalidir..
Düşünün, bu zihniyet o kadar Fenerbahçe ile kafasını bozmuştur ki, Fenerbahçe’nin 4 sezonda 2 kez son maçta şampiyonluk kaybetmesi bile bunların kafalarındaki o nefreti ve örümcekleşmişliği silememiştir.. Silemeyecektir de..
Aslında bu kafadaki ez cümle cenaha sorulacak çok net bir soru var, cevabını asla veremeyecekleri.. O da şu:
“Geçen senenin son maçında Fenerbahçe Trabzonspor’u, Trabzonsporlu bir futbolcunun bir tane kendi kalesine attığı, bir tane de yaptığı bariz hatayla attırdığı 2 golle yenip şampiyon olsa, bu Türkiye Cumhuriyeti’nde maçtan sonraki yaklaşık 50 sene boyunca ne konuşulacaktı ?”
Şunlar konuşulacaktı; Fenerbahçe’nin işi zaten çoktan bitirdiği, ayarladığı, bağladığı, bu işin böyle biteceğinin zaten belli olduğu, Fenerbahçe’den de zaten başka bir şeyin beklenmediği, Fenerbahçe’nin 7 göbekten ve tüm sülaleden böyle gelmiş böyle giden bir kulüp olduğu, ve daha bir sürü Allah vergisi kötülüğü.. Doğru değil mi ? Bunlar konuşulmayacak mıydı ? Elbette ki bunlar konuşulacaktı..
Peki ne oldu ? Aynı hadise şampiyonluğu kazanan takımın son maçında olunca, yani Bursa Beşiktaş’ı Beşiktaşlı bir futbolcunun biri kendi kalesine attığı gol olmak üzere iki bariz hatasıyla yenince “Futbolun adaleti tecelli etti”.. Değil mi ? Herşey yoluna girdi. Kötülük kaybetti, iyilik kazandı.. Zenginden alındı, fakire verildi.. Fener’e olsa dünyanın yakılacağı bariz hatalar için “Futbol bu, hatalar oyunudur” dendi.. Normal karşılandı. Gökten tüm kardeşlerin kafasına bi dünya elma düştü.. Muradına erenlerle, kerevetine çıkanlar hepten birbirine karıştı, vesaire vesaire..
Yani işin aslının üzüm yemek olmadığı, tamamıyla bağcının ağzını burnunu dağıtmak olduğu net bir şekilde göründü görebilenler için.. Aynı hadisenin Fenerbahçe için olanına “ibnelik”, Fenerbahçe haricinde herhangi bir kulüp için olanına “normallik” olarak bakan zihniyetin aslında futbolun temizliği, doğruluğu, dürüstlüğü ile ilgili bir savaşımının ve mücadelesinin olmadığı, bütün savaşım ve mücadelenin Fenerbahçe’nin yerin dibine batması hatta mümkünse fakr-u zaruret içinde harap ve bitap kalması olduğu kabak gibi ortaya çıktı.. Hoş biz bunu zaten hep bilirdik de, bilmeyenler yada bilip de bilmezden gelenler için ayna gibi bir şey oldu adeta…
Velhasıl.. Şunu artık görün, bilin, anlayın bu zihniyetteki ez cümle cenah.. Fenerbahçe maalesef hiçbir şeyi bağla(ya)mıyor, ayarla(ya)mıyor, bitir(e)miyor.. O parantez içindeki “yapamama” anlamı veren ekleri bilerek yazdım oraya.. Çünkü gerçekten bir şeyleri halletmezken bile hakkında o kadar kelam edilen böyle bir kulübün, hiç olmazsa harbiden bu işleri becerebilen ve o iki şampiyonluğu kaybetmeyen bir kulüp olmasını çok isterdim. “Ben istemezdim kardeşim” diyen adama da “hadi lan ordan” derdim en ağdalısından..
Öyle zihniyete, yani “yapmasa da yaptı diyen, her sene geleneksel ve mütemadi olarak Fenerbahçe’ye suç atan" zihniyete karşı “Lan keşke yapaydık be.. Keşke Denizli’ye, Trabzon’a yeşilleri indireydik be..” zihniyeti taşımamıza kimse şaşırmamalı bu saatten sonra.. Çünkü gönül verdiğimiz kulüp ile ilgili bir dolu lakırtı icra etmenin "Türk Futbolunun Bitmeyen Senfonisi" haline geldiği bu memlekette şayet tarih o şekilde aksaydı, en azından zoruna giden biz değil başkaları olurdu bugün…
12 yorum:
Aziz Yıldırım ya da Aykut Kocaman'ın devre arasında öyle ya da böyle bu sene şampiyon olacağız söylemleri , penaltıları irdeleme çalışmaları , hakemler ve federasyona aklınızı başına devşirin giderlerini yapan bir camianın sütten çıkmış ak kaşık olduğunu görmemek için artniyetli olmak lazım fotoğraftakiler gibi...Birazda aynaya bakın bakalım ne görüyorsunuz...
Yazının ana fikri olarak ön plana çıkarılmaya çalışılan "beyhude iddiaları" tekrar sormak yerine, yazının içinde koyu renklerle yazılmış olan soruya cevap veriniz, bulunuz.. Çünkü son tahlilde elde kalan sadece o oluyor.. Fenerbahçe onu yapıyor, bunu yapıyor, işi bağlıyor, ortalığı karıştırıyor ama iki kere son maçta şampiyonluk veriyor.. Bu da adalet oluyor öyle mi ? Babutsa'nın şarkısını söyleyesim geldi birdenbir;
"Tabiii güzeliiim, bir ileri iki geri..."
king santillana görüyorsun işte şeki,lde görüldüğü gibi , çamur atanlar ,çamur un içinde oldukları için etraflarında ayna yok , ama bizlere ayna yı öneriyorlar , biz aynaya bakıyoruz , çamur da değiliz .
koyu renk açık renk olayı değil buraya yazdıkların bana kalırsa. aziz yıldırım ne söylemiş devre arası bu saate kadar susmuş sayın başkan ama penaltınız çalınmamış golünüz verilmemeiş kulüpler birliği başkanı olduğu için sesini çıkarmamış ama artık susmayacakmış ne gerekiyorsa yapacakmış herşeyi ortaya dökecekmiş. peki sayın blog yazarı ne düşünüyor? "keşke o maçları öyle kaybetipde şampiyonluktan olmasaymışsınız keşke alavera dalavera herşeyi yapıp denizli ve trabzonu yenseymişsinizde 19 şampiyonluğunuz olsaymışda bla bla bla..!!! arkadaşım hakem odası basmak dünyada bir çok yerde oluyordur fakat sayın aziz yıldırım için rutin maç ziyareti haline gelmiştir. bugüne kadar kiralık verdiğiniz oyuncuları kendinize karşı oynatmama gibi bir geleneği türk spor tarihine soktunuz, tam doğru yolu buldunuz derken yetenekli kiralık kaleciniz mazallah öyle şeylere imza atıyorki bunlar ligimizde devamlı olan hadiseler dimi güzel arkadaşım.. neyse bunlar soluk kısımlardı çok üzerinde durmaya değmez değilmi? koyu tarafa gelince arkadaşım yani o maçta zaten bi kendi kalesine gol atıyor birde yaptığı hata sonucu 2. Golü yiyorsa Trabzonspor kusura bakmayın ama 3 gün önceki kayseri maçından bi farkı olmazdı bana göre , o 17 şampiyonluğa tertemiz bir tane daha eklemiş olurdunuz başka bişey olmazdı. zaten istediğinde bu idi ama olmadı işte. burak yılmaz vurdu onur kıvrak tuttu.evet haklısın Birkaç gün konuşulur sonra unutulurdu taki bir sonraki sezon benzer olaylar yaşanana kadar
soruna cevap veriyorum..
1. denizlinin küme düşme durumu vardı. o sebeple fb nin maçı satın almaya gücü yet(e)medi
2. fb , ts'den değil maç,değil selçuk inan, günahını dahi satın a-la-maz.. nerde maç satın alabilsin
bunları göremiyor olamazsın..
burda bile yorum yapan Fenerbahce ve Diğerlerinin, diğerlerinden birini yada ikisini destekleyenler anlatılmak isteneni anlamamış... hoş kimsenin anlamasını beklemiyorumda yazı mukemmel duygulara etrcuman cinsten, biz fenerbahceliler oyle piskopat insnalarız ki taraftarından tut yöneticisne kadar, çok seviyoruz dalavereyi son haftaya kadar maç,adam,hakem satın alıp son maç bu işi becerememeyi...bi taneside haal diyoki yok denizli düşüyodu yok ts'den hiçbişey alamassınız.. neyin kafasını yaşıyosunuz arkadasım siz zaten tuttugunuz takımlar o kadar buyuk ve guclulerki yeri gelir bursa, yeri gelir Ts, yeri gelir Yunana bile yatarlar aman Fenerbahce basarılı olmasınbir klasikle noktalayım "Milletin derdi FENERBAHÇE olmuş, Demek ki zamanında çok koymuş"
hee.. herkes alavereci, veryansinci, eyyamci, aglamaci... bi fener ak sutten cikmis ak kasik ?!?
Hepimiz ayni bokun laciverdiyiz iste, olaylara tek tarafli bakip, carptirip, hincal'lasmaya gerek yok.. Trabzon, Besiktas, Galatasaray ne yapiyorsa, Fener'de aynilarini yapti ve yapiyor..
Fenerbahçe'nin şu anki yönetimi, ancak basın toplantısı yapar. Başka bir şey yapamaz.
Ayrıca "günahı" bile bonservise bağlayan arkadaşlar, her şeyin maç satın almaktan değil, işin psikolojik boyutundan da ibaret olduğunu unutmasınlar.
Ali Şen, 1996'da yaptığı hamlelerle, o günahını bile vermeyen Trabzon'un kaç yılını aldı acaba?
Muratonoviç demiş ki;
"Hepimiz ayni bokun laciverdiyiz iste.... Trabzon, Besiktas, Galatasaray ne yapiyorsa, Fener'de aynilarini yapti ve yapiyor.."
İşte ben de diyorum ki, herkes yapıyor da aynı bokları, bu canına yandığımın memleketinde neden her sene sadece Fenerbahçe konuşuluyor, her sene bu konulardaki gündem sadece Fenerbahçe oluyor ?
Mesela Fenerbahçe elle gol attığında herkes sözleşip, birleşip "el değmemiş lig istiyoruz" pankartıyla arz-ı endam ederken, kaderin cilvesi bir yada iki sezon sonra aynı stadta başka bir büyük kulüp elle gol atınca kimse birleşmiyor, pankart yaptırmıyor ?
Yada iki başkan çıkıp ligin bitimine uzun haftalar varken aleni olarak "İnşallah Beşiktaş kupayı alır, GS de şampiyon olur" dediğinde ve harbiden de Beşiktaş kupayı alıp GS de şampiyon olduğunda, neden bunun adı "başkanların kalpleri temiz" şeklinde tezahür ediyor ?
Veyahutta yazıda da belirtildiği gibi, Fener'e olsa dünyaların yakılacağı hatalar başkasına olunca "futbol hatalar oyunudur" oluyor ?
Velhasıl, hep Fenerbahçe'nin ki ibnelik, hep Fenerbahçe'nin ki kötülük, hep Fenerbahçe'nin ki konuşulmaya değer, ama diğerlerinin ki kalp temizliği, adaletin tecellisi, hakkın yerini bulması, konuşulmaya gerek duyulmayacak sıradan hadiseler...
Yorumun başında sorduğum soruyu bu kez cevabını da vererek tekrar etmekte fayda var;
"Madem herkes yapıyor da aynı bokları, bu canına yandığımın memleketinde neden her sene sadece Fenerbahçe konuşuluyor, neden her sene gündem sadece Fenerbahçe oluyor ?"
Cevabını ben vermeyeyim, biraz yukarıda AİİP yazdığı yorumun son cümlesiyle vermiş zaten cevabı...
Canario demişki ''Ali Şen 96'da yaptığı hamlelerle günahını bile vermeyen Trabzon'un !0 yılını aldı''...Bu alavare dalavare işlerinin miladının Fenerbahçe olduğunu sizde görüyorsunuz ama anlamak istemiyorsunuz...Ayanaya bakın dedim ama bakmakla görmek arasında fark var...Son maçta iki şampiyonluk kaybettiniz ya bundan sonra her yol mubah size...Takılın kafanıza göre...
"Biz Fenerbahçe bu işleri hiç yapmıyor. Kimseleri bağlamıyor" mu dedik? Yoo.
"Bir zahmet, kimse günahsız pozu atmasın. Herkesin bu işlere girmişliği, uğraşmışlığı, başarmışlığı var" şeklindeki yazının ana fikrine karşı mı çıktık? Hayır.
Sadece Fener yapınca ortalık düğün bayram, başkası yapınca neden kütüphane, onu sorguladık.
Ha bir de kendini nimetten sayan, kerameti kendinden menkul, Fenerbahçe'ye hiçbir şey vermeme iddiasındaki bir takımın vaziyetini sorduk.
Chota kardes onu bunu birakta Fenerbahce buyuklugu karsisinda butun ulke eziliyor kabul ediyorsun sanirim ama ne yapalim buyuguz gucluyuz ne istiyorsun bjk gibi guduk kalamiyoruz gs gibi lobi kurup yillarca ezdigi bjkyi masa gibi kullanamiyoruz. Varsa yoksa sari ve lacivertiz baska renkte baska formada goremezsin. imza : khalkedon
Yorum Gönder